Almanya
Yüzölçümü bakımından Avrupa’nın en büyük beşinci ülkesi olan Almanya günümüzde güçlü ekonomisiyle dikkat çekmektedir.Bir çok turist Avrupa’da İtalya,Fransa,İspanya,Hollanda gibi ülkeleri tercih etse de Almanya;Peri masallarını andıran şatoları,butik müzeleri ve kendinizi bir masalın içindeymiş gibi hissettirecek tarihi şehirleriyle mutlaka gidip görülmesi gereken bir destinasyondur.
Almanya’nın başkenti Berlin’dir.Ülkenin resmi dili Almanca’dır.Genç nüfusun tamamına yakını İngilizce konuşmaktadır.Para birimi olarak tüm Avrupa Birliği üyesi ülkeler gibi Euro kullanılmaktadır.
Almanya’da nüfusun büyük bir kısmını Hristiyanlar oluşturmaktadır.
Almanya’ya İstanbul,İzmir ve Ankara’dan hemen hemen her gün aktarmalı ve aktarmasız olarak birçok uçuş yapılmaktadır.
Almanya iklim olarak soğuktur ve yılın büyük bir kısmı yağışlı geçmektedir.Bu nedenle Almanya’yı gezmek için en uygun zaman sıcaklıkların yükselmeye başladığı bahar ve yaz aylarıdır.
Nerede kalacaz derseniz;Almanya Avrupa’nın en büyük ve gelişmiş ülkelerinden biri olduğu için hostelden tutunda günlük kiralılık evler veya büyük zincir otellere kadar her türlü konaklama seçeneği mevcuttur.

Ülke geneli hakkında biraz fikriniz oluştuysa gelin artık gezmeye başlayalım.
Hamburg
1200 yıllık köklü geçmişiyle öne çıkan Hamburg,Elbe Alster ve Bille nehirlerinin kesişim noktasında bulunmaktadır.Dünyanın en büyük konteynır limanına ev sahipliği yapmaktadır.Bünyesinde bulundurduğu yüze yakın konsolosluk ile ‘’Dünyaya Açılan Kapı’’ olarak adlandırılır
1)Rathausmarkt & Belediye Binası
Barok mimarisi ile dikkat çeken ve meydana adını veren Hamburg Belediye Binası 1886-1897 yılları arasında inşa edilmiştir.Görkemli mimarisi dışında bünyesinde birçok kafe ve restoranın bulunduğu bu meydan her daim canlı bir atmosfere sahiptir.Alışveriş içinde bu meydanda birçok olanak bulabilirsiniz
2)Fischmarkt (Fish Market)
Bir günde ortalama 70.000 insanı ağırlayabilen bu Pazar Elbe nehri kıyısında bulunmaktadır.Bu pazarın adı deniz ürünleriyle özdeşleştirilmiş olsa da meyve-sebze ve giyim ürünlerininde satışı yapılmaktadır.Bu alan ayrıca eğlence tutkunları içinde önemli bir merkezdir.Buradaki alternatif gece kulüpleri konuklarına cumartesi gece 00:00 dan Pazar sabahın ilk ışıklarna kadar eğlenceli dakikalar yaşatmaktadır. Pazara, isterseniz kara yoluyla veya değişiklik olsun derseniz feribot seferlerinden yararlanarak ulaşabilirsiniz.
3)St. Michael’s Church
Kuzey Almanya’da Protestanlar tarafından kullanılan en büyük dini yapı konumundaki St. Michael’s Church 1647-1669 yılları arasında inşa edilmiş. Barok tarzı ile dikkat çeken St. Michael’s Church, mimarisini bir yana koyacak olursak iki nedenden dolayı gezginlerden yoğun ilgi görüyor. Bu nedenlerin ilki, kulesinde yer alan gözlem platformundan konuklara sunduğu enfes manzara.İkinci nedense mezar odasında gerçekleştirilen multimedya gösterimi.
4)Miniatur Wunderland
Burada dünyanın en büyük demiryolu minyatürü bulunmaktadır. Her yaştan gezgini kendisine çekmeyi başaran Miniatur Wunderland’ı gezerken göreceğiniz modelin merkezinde, tamamı el yapımı 1040 tren bulunuyor.Toplam 1490 metrekare alanı kaplayan modelin üzerine ayrıca 9250 araba, 4110 bina, 130 bin ağaç ve 385 bin aydınlatma yerleştirilmiş.760 bin saat ve 21 milyon Euro harcanarak oluşturulan bu dev boyutlu model, başta Hamburg olmak üzere Avusturya, Venedik, Orta Almanya, ABD, İskandinavya gibi bölümlere ayrılmış.
5)Alster Gölü
Özellikle yerel halkın hafta sonları büyük ilgi gösterdiği bu göl adını Elbe nehrinin bir kolundan almaktadır.Bu gölün şehrin dokusuna zerafet katan birçok kanal ile bağlantısı bulunmaktadır.Bu gölün kıyısında uzun yürüyüşler yapabilir,bisiklete binebilir hatta gölün kıyısına oturup çevredeki kuğularla güneşin tadını çıkarabilirsiniz.İsterseniz gölde yapılan tekne turlarına katılabilirsiniz.Bu turlar genellikle Jungfernstieg kıyısındaki duraktan başlamaktadır.Buraya kadar gelirseniz mutlaka dilimizdeki karşılığı ‘’Alster Suyu’’ olan limonatalı birayı denemenizi tavsiye ederim.
6)Reeperbahn (Red Light)
Burası Hamburg’un gece hayatının merkezi olarak kabul edilen St. Pauli bölgesinde bulunmaktadır.Sokağın dört bir yanında çılgınlık sınırlarını zorlayan mekanlar bulunmaktadır.Burayı gezerken birçok striptiz kulüplerine, sex shoplara ve genelevlere denk gelebilirsiniz.
Hamburg Festivalleri
Şehrin en önemli festivali yılda üç kez düzenlenen Dom Festivali’dir.Mart,Ağustos ve Ksım aylarında yapılmaktadır.Mayıs ayı başında yapılan Japon Kiraz Çiçeği Festivali veya Ağustos ayı başındaki Uluslararası Havai Fişek Gösterisi’ne katılabilirsiniz.

Berlin
Almanya’nın başkenti Berlin gezilecek yerler konusunda oldukça zengin bir şehirdir.
1)Brandenburger Tor
Brandenburg Kapısı, Prusya Kralı III. Friedrich Wilhelm’in emri doğrultusunda 1788-1791 yılları arasında inşa edilmiştir.Bu kapı 26 metre yüksekliğe, 65,5 metre uzunluğa ve 11 metre derinliğe sahiptir.Bu yapının üst kısmında bulunan Quadriga isimli heykel, Johann Gottfried Schadow tarafından yaratılmıştır.1793 yılında kapıya yerleştirilen heykel, 1806’da Napolyon’un ordusunun Berlin’i ele geçirmesi sonucunda Paris’e taşınmış. Ancak 1814’te Fransız kuvvetlerinin aldığı yenilgi sonrasında eser tekrardan Berlin’e getirilerek eski yerine tekrardan yerleştirilmiş.
2)Reichstag (Parlamento Binası)
Reichstag‘ın tasarımı, 1982 yılında düzenlenen bir yarışma sonucunda belirlenmiş. Binanın girişinde ziyaretçileri ünlü “Dem Deutschen Volk (Alman Halkı’na)” yazısı karşılıyor.Yapının en önemli özelliği cam kubbesi. Yeniden yapımı 1999 yılında tamamlanan kubbe hem gezginlere panoramik Berlin manzarasını izleme fırsatı veriyor hem de bina içerisine daha fazla güneş ışığı girmesine imkân tanıyor.
3)Berlin Duvarı & East Side Gallery
13 Ağustos 1961’den 9 Kasım 1989’a kadar Berlin Duvarı kenti Doğu ve Batı Berlin olarak ikiye böldü. 46 kilometre uzunluğundaki duvar, kentin batı kısmını ablukaya almak amacıyla inşa edilmiş.Ancak 1989 yılında Doğu Alman bir yetkilinin televizyonda yaptığı bir açıklama sonrasında tamamına yakını Berlin halkı tarafından yıkılmış.Bu yıkımdan geriye sadece duvarın 1.3 km uzunluğunda bir kısmı kalmıştır.Bu kalan kısımın üstüne çeşitli sanatçılar çizimler yaparak bu utanç duvarını bir sanat galerisi haline getirmişlerdir.
4)Alexanderplatz
Mitte ilçesinin merkezi konumundaki meydanın bulunduğu alan Orta Çağ’da sığır pazarı, daha sonraki dönemlerde ise askeri amaçlar için kullanılmış. 1989 yılında bir milyondan fazla kişinin katılımıyla gerçekleştirilen Doğu Alman Hükümeti’ne yönelik protesto gösterilerine sahne olan meydanda, zengin alışveriş fırsatlarını bünyesinde barındıran Alexa faaliyet gösteriyor. Berlin’deki en ünlü süpermarket zincirlerinden Kaufland‘ın büyük bir şubesi bu meydanın hemen üst kısmında yer alıyor. Almanya özellikle çikolata alışverişinde çok çok ucuz bir yer. Klasik duty free mağazalarından bile çok ucuz. Bu nedenle fırsatınız olursa bu markete göz atmanızı tavsiye ederim.
5)Checkpoint Charlie
East Side Gallery ile birlikte duvardan geriye kalan en önemli bölüm konumundaki Checkpoint Charlie, Amerikan Ordusu tarafından 1961-1990 yılları arasında geçişleri kontrol altında tutmak için kullanılmıştır. Kapı, NATO kontrolündeki 3. geçiş noktası olmasından dolayı bu isimle anılıyor. Faaliyette olduğu dönem içerisinde birçok diplomat, gazeteci ve diğer yabancı ziyaretçiler bu kontrol noktasından Doğu Almanya’ya geçiş yapmış.
6)Holocaust Anıtı
Nazilerin yaptığı soykırımda hayatını kaybeden Yahudilere adanmış bir anıttır. II. Dünya Savaşı sırasında yaşamını kaybeden 6 milyon Yahudi’ye adanan anıt, 19 bin metrekarelik alanı kaplamaktadır. Bu alan içerisinde her biri 2,38 metre uzunluğa ve 0,95 metre genişliğe sahip 2.711 beton blok bulunur.
7)Bergama Müzesi (Pergamon Museum)
1910 yılında Anadolu’da yapılan kazılar sonucu bulunan eserlerin korunması ve saklanması amacıyla Alman arkeologlar tarafından kurulmuştur. Adını aldığı Bergama Krallığı’na ve Milet Antik Kenti’ne ait kalıntılar bulunmaktadır.Koleksiyonundaki en değerli parça olan Bergama(Zeus) Sunağı İzmir’in Bergama ilçesinde gün yüzüne çıkarılıp buraya taşınmıştır.
Berlin Festivalleri
- Berlin Film Festivali(Berlinare)-Şubat
- Carnival of Cultures-Temmuz
- Berlin Müzik Festivali-Yaz mevsinin gelişi kutlanır
- Love Parade-Temmuz
- Berlin Fetish Ball-Ekim ayı başı
- Berlin Jazz Festivali-Kasım
- Berlin Tattoo Convention-Aralık

Münih
Almanya’yı gezenlere sorarsanız büyük bir çoğunluğu en güzel şehri olarak Münih’i gösterecektir.Bavyera eyaletinin başkenti olan şehir asıl ününü her yıl Ekim ayı başında düzenlenen Oktoberfest ile kazanmıştır.
1)Marienplatz
Bu meydan, bir süre suçluların cezalandırıldığı ve idamların gerçekleştirildiği bir yer olarak kullanılmış. Son yaşanan veba salgını sırasında ise yerel halk burada Meryem Ana’ya dua etmek için toplanmış. Hatta 1658 yılında meydanın ortasına, adını aldığı dini şahsiyeti tasvir eden bir heykel yerleştirilmiş.Günümüzde ise tarihi dokusu ve canlı atmosferi ile tercih edilen destinasyonlardan bir tanesi.Burada zaman geçirirken yorulursanız yeni belediye sarayının hemen karşısındaki kafeye gitmenizi öneririm.Fiyatları oldukça uygun ve elmalı turtasını mutlaka denemelisiniz.
2)Neues Rathaus
1898-1905 yılları arasında inşa edilen Yeni Belediye sarayı Neo-Gotik bir tasarıma sahiptir.Yapının iç kısmındaki 400 oda kent yönetimiyle ilgili birimler tarafından kullanılmaktadır.Buranın en çok ilgi çeken kısmı 85 metre yüksekliğindeki saat kulesidir.Dilerseniz asansörle buraya çıkıp manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.
3)İngiliz Bahçesi (Englischer Garten)
Burası Avrupa’nın en büyük kent parkları arasında gösterilmektedir. 1789’da Karl Teodor’un Isar Nehri kıyısına halkın kullanabileceği bir yeşil alan oluşturulması yönündeki emri doğrultusunda kurulmuştur.Burası 3,7 kilometrekarelik bir alan kaplamaktadır.Burada yürüş yapabilir bisiklete binebilir ve bir tahta edinip Eisbachwelle’de sörf yapabilirsiniz.Ayrıca Çin Kulesi yakınlarındaki 7 bin kişilik Almanya’nın en büyük ikinci bira bahçesine gidip biranızı yudumlamanızı tavsiye ederim.
4)Deutsches Museum
1903 yılında Oscar von Miller öncülüğünde Alman Mühendisler Odası tarafından kurulan Deutsches Museum bilim ve teknoloji alanında dünyanın en büyüğüdür. Isar Nehri üzerindeki bir adaya 1772 yılında askeri amaçla inşa edilmiştir.Bu müzenin her yaş grubundan bireye hitap eden geniş koleksiyonu 100 binden fazla objeden oluşmaktadır.Bu müzenin tamamını gezebilmeniz için en az 2 saatlik bir süre ayırmanızı öneririm.
5)BMW Müzesi
1972 Yaz Olimpiyat Oyunları’nın hemen öncesinde ziyarete açılan bu müzede Alman otomotiv devinin tarihi ve ürettiği eski modeller hakkında bilgi bulabilirisiniz. Gümüş renginde ve çanak şeklinde binası ile dikkat çeken kültürel tesiste sergi alanları, 7 farklı temaya ayrılmış. Motosiklet ve motor yarışlarına ayrılmış bölümlerin de bulunduğu tesisteki bu 25 alanı ziyaretçilerin rahatça gezebilmeleri için bir tur güzergahı oluşturulmuş.
6)Hofbrauhaus
Münih’in ünlü bira markası Hofbrau‘ya ait bu 3 katlı mekan gösterileri ve keyifli atmosferiyle ünlüdür.Birayı ve eğlenmeyi seviyorsanız Marienplatz’a çok yakın bir konumda bulunan bu mekana uğramanızı tavsiye ederim.Özellikle canlı müzik yapılan sahneye yakın bir yere oturmanız eğlencenizi daha da arttıracaktır. Not: Adolf Hitler daha Hitler olmadığı zamanda bu mekanda arkadaşlarıyla birlikte otururken tüm mekana hitaben yaptığı ateşli konuşmalarla bilinmektedir.
Münih Festivalleri
Tabiki Münih deyince akla gelen ilk festival tüm dünyaca tanınan Oktoberfest’tir.Her yıl Eylül ayının ortalarında başlar ve 3 Ekim’e kadar devam eder.Bu festival ilk olarak 1810 yılında Bavyera Prensi Ludwig ile prenses Therese’nin evliliklerini kutlamak amacıyla düzenlenmiştir.

Dresden
Saksonya eyaletine başkentlik eden Dresten ‘’Elbenin Floransası’’ olarak bilinmektedir.İkinci dünya savaşının yakıp yıkarak adeta yetim bıraktığı Dresden önceki şehir planlarına göre yeniden inşa edilmiştir.Paha biçilmez sanat ve mimari koleksiyona sahip olan bu şehir savaşta ağır bir şekilde bombalanmadan önce ‘’Almanya’nın Mücevher Kutusu’’ olarak bilinirdi.
1)Zwinger
Sanatçı Matthäus Daniel Pöppelmann tarafından tasarlanan yapı günümüzde sergi ve festival alanı olarak hizmet vermektedir. Resim galerisi, Dresden Porselen Müzesi gibi farklı sanat eserlerini içeren bir müze kompleksi olan göz alıcı dev kale avlusu bünyesinde birbirinden güzel bahçeleri, çeşmeleri, havuzları ve birbiri ile bağlantısı bulunan beş adet köşkü barındırıyor.
2)Frauenkirche
İkinci Dünya Savaşı’nda yerle bir olduktan sonra orijinal yapısına göre restore edilen bu kilise 2005 yılında tekrar halka açılmış.İhtişamlı bir görünüme sahip olan bu kilise Elbe nehri kıyısında yer almaktadır.
3)Brühl’s Terrace
Elbe Nehri’nin güney kıyısında yer alan Brühl’s Terrace ‘’Avrupa’nın Terası’’ olarak anılmaktadır.Nehir manzarasını seyredip bol bol fotoğraf çekilebilirsiniz.
4)Fürstenzug (Procession of Princes)
Fürstenzug Saksonya hükümdarlarından oluşan dev bir duvar resmidir.Saksonya Krallığı hakkında detaylı bir görsel bilgi sunar. Küçük porselen mozaikler kullanılarak yapılan Fürstenzug’da 1127 ile 1904 yılları arasındaki seçmenleri, düklerin ve kralların tasvirlerini görebilirsiniz.
5)Neustadt(Yeni Şehir)
Aslında buradaki binalar Altstadt olarak bilinen eski şehirdeki binalara göre daha eskidir.Çünkü eski şehirdeki binalar İkinci Dünya Savaşı sırasında yerle bir olunca yeniden yapılmıştır.Burası daha çok sanatçıların ve bohem kesimin yaşadığı bölgedir.Buradaki birçok sokak sanatsal grafitilerle doludur.Ayrıca bazı binalar üzerinde sanatçıların yaratıcı çalışmalarını görebiliriz.Bunlardan benim en çok hoşuma giden Müzikli Ev’dir.Binanın dışındaki çelik borular sayesinde bu ev yağmur yağdığında resmen doğal bir müzik çalıyor.
Dresden Festivalleri
- Dresden Film Festivali-Nisan
- Dresden Müzik Festivali-Mayıs
- Bunte Republik Neustadt-Haziran
- Komedi Festivali-Mart
- Dresden Caz Günleri-Kasım


