Ukrayna
Vize almakla uğraşmak istemiyorum diyorsanız Ukrayna tam size göre bir yer.Buraya vizeye gerek duymadan hatta pasaportunuz yoksa bile çipli kimlik kartınızla giriş yapabilirsiniz.Doğu Avrupa’da yer alan Ukrayna,Karpat dağlarının sunduğu muhteşem manzaraya ve sanat dolu şehirlere ev sahipliği yapmaktadır.
Ülkenin başkenti Kiev’dir.Ülkede ana dil olarak Ukraynaca konuşulmaktadır.Ayrıcak büyük bir çoğunlukta Rusça konuşur.
Ukrayna para birimi Grivna’dır.Türk lirası Grivna’dan daha değerlidir.Bu yüzden bu ülkeyi gezerken ekonomik açıdan zorluk çekmezsiniz.Fiyatlar size Türkiye’ye göre ucuz gelecektir.
1 Ukrayna Grivnası = 0.26 Türk Lirası
1 Euro = 29,13 Ukrayna Grivnası
Nasıl Gidilir?
İzmir,İstanbul ve Ankara’dan Ukrayna’nın Lviv,Odessa ve Kiev şehirlerine bir çok tarifeli uçuş yapılmaktadır.Tercihinize göre Türk Hava Yolları,Pegasus veya Ukrayna’nın yerel hava yolu şirketlerini tercih edebilirsiniz.
Nerede Kalınır?
Ukrayna’da otel fiyatları oldukça ucuzdur.Seçtiğiniz otelin kalitesine göre gecelik kişi başı 30-150 tl arası değişmektedir.Benim size tavsiyem Ukrayna’da en popüler konaklama şekli olan daire kiralamaktır.Bu daireleri uygun fiyatlara günlük yada aylık kiralayabilirsiniz.
Ne Yenir?
Ukrayna’nın zengin bir yemek kültürüne sahip olduğunu ifade edebiliriz. Özellikle buğdayın oldukça önemli bir gıda maddesi olduğu Ukrayna’da unlu mamuller ön plandadır. Dolayısıyla Türk Mutfağına benzerliğiyle ön plana çıkar.Ukrayna’nın milli çorbası olan Borç’u mutlaka denemelisiniz.Mantıya benzeyen varenyky ve kiev tavuğu da tadılması gereken lezzetlerdendir.
Ukrayna Gece Hayatı
Ukrayna gece hayatıyla ön plana çıkan bir ülkedir.Ukrayna’da en iyi gece kulüpleri Lviv kentinde bulunmaktadır. Rafinad Peeople ve Fashion Club buranın başlıca tercih edilen gece kulüpleridir.Yalnız dikkat etmelisiniz ki bu gece kulüplerinde özellikle turistleri dolandırmak için bekleyen birçok güzel kız bulunmaktadır.
Festivaller
Ukrayna, festivalleriyle de ünlüdür. En çok organize edilen festivaller arasında müzik festivalleri yer alıyor. Mayısın son haftasında başlayıp, Haziran ortasına kadar devam eden Kiev Yaz Müzik Festivali bunların en önemlisidir. Bu müzik festivali sona erdiğinde Ukrayna Dünya Müzik Festivali başlar.Haziranın son haftası yapılan festival Temmuz’un ortasına kadar sürer. Koktebel Caz Festivali ve Film Festivali de ilgiyle takip edilen organizasyonlar arasında.

Şehirleri
Kiev
Ukrayna’nın başkenti Kiev hem mimari yapılarıyla hemde doğal güzellikleriyle dikkat çeken bir şehirdir.Burası dünyanın en yeşil başkentleri arasında yer almaktadır.Şehirin bütününde ağaç kesmek tamamen yasaklanmıştır.Goethe,Kiev için ’’İçinde parklar olan şehirler gördüm ama parkın içinde şehri ilk kez görüyorum’’ demiştir.
1)Kreşatik Caddesi ve Bağımsızlık Meydanı
Şehrin merkezi kabul edilen bu meydan geçmişten günümüze birçok önemli gösterinin, radikal protestoların gösteri merkezi olmuş.İstanbul‘un simgelerinden Taksim Meydanı‘na benzetilen bu meydanın ortasında Ukrayna’nın simgesi olan bir heykel yer alıyor. Bunun dışında heykelin arkasında bir alışveriş merkezi ile karşısında şehrin giriş kapılarından biri sembolik olarak yer alıyor. Burada yer alan havuzda akşamları müzik eşliğinde su gösterileri yapılıyor.
Bağımsızlık Meydanı’nın da üzerinde yer aldığı Khreshchatyk ya da Türkçe okunuşu ile Kreşatik Caddesi de şehrin en önemli ve hareketli noktası.1100 metre uzunluğundaki cadde boyunca birçok mağaza, kafe ve restoran yer alıyor. Stalin Döneminde inşa edilen tarihi binalar caddeye ayrı bir hava katıyor.Caddenin bir ucunda kapalı Besarabsky Pazarı diğer ucunda ise Bağımsızlık Meydanı yer alıyor. Caddenin en güzel özelliklerinden biri ise hafta sonları belirli saatten sonra trafiğe kapanıp sokak sanatçılarına, konserlerine ev sahipliği yapması. Özellikle hava karardıktan sonra cadde boyunca dolaşmak oldukça keyifli.

2)Andrevski Yokuşu (Andrevski Spusk)
Burası geçmişte şehrin yönetim kısmı olan üst bölge ile halkın yaşadığı alt bölgeyi birbirine bağlayan önemli bir geçitken günümüzde şehrin en popüler yerlerinden. Yokuş, ilk yapıldığı dönemde yayaların geçebileceği bir yerken 1711 yılında yol genişletilerek at arabalarının da geçebileceği önemli bir bağlantı yolu olmuş.Arnavut kaldırımları ile dikkat çeken Podil semtinin bu güzel bölgesinin en üst kısmında St Andrews Kilisesi yer alıyor. Bölgenin en önemli özelliği ise hediyelik eşya alışverişi konusunda şehrin en zengin noktası olması. Yokuş boyunca yer alan sokaklarda birçok tezgahlar sıralanmış durumda. Matruşkalar, yöresel kıyafetler, magnetler, ahşap ürünler ve Kiev temalı hediyelikleri bolca bulabilirsiniz.
3)Aziz Sofya Katedrali (Saint Sophia’s Cathedral)
Ukrayna’nın Unesco Dünya Mirasları listesinde yer alan bu eser adını Ayasofya’dan almaktadır. Taç giyme törenleri, elçi karşılama gibi önemli olaylarda kullanılan katedral freskleriyle de ünlü.Katedraldeki çan kulesine çıkarak şehrin kuşbakışı manzarasını seyredebilirsiniz.Burada bir konuda uyarmalıyım kuleye çıkarken asansör yok merdivenle çıkıyorsunuz.Çıkışta biraz sıkıntı olsa da gördüğünüz manzara buna değiyor.
4)Büyük Vatanseverlik Savaşı Müzesi ve Ana vatan Heykeli
Bazı kaynaklarda II. Dünya Savaşı Müzesi olarak geçebiliyor kafanız karışmasın. İkisi de aynı yer. Temmuz 2015’te alınan kararla müzenin adı Büyük Vatanseverlik Savaşı Müzesi olarak değiştirilmiş.Oldukça geniş bir alan kurulan bu müzenin açık ve kapalı alanları bulunmakta.
Müzenin açık alanında yer alan önemli bölüm ise 102 metre yükseklik ve 560 ton ağırlıktaki Ana vatan Heykeli (Mother Motherland).Anıt, Sovyetlerin Hitler zaferi sonrasında yapılmış. Anıtta 16 metre uzunluk ve 9 ton ağırlığında bir kılıç ile 13×8 metrelik bir kalkan var.1981 yılında tamamlanan anıtın kılıç bölümünün bir parçası şehrin önemli dini yapılarından Lavra‘nın hacından daha yüksek olduğu için kesilmiş.

5)Mağaralar Manastırı (Pechersk Lavra)
Ukrayna’daki en önemli dini yapılardandır. Avrupa’daki Ortodokslar için önemli bir dini merkez olan manastırın bünyesinde 18 adet kilise yer alıyor.Çok büyük bir alan kurulu olan bu manastırın içinde birde Mikro Minyatür Müzesi bulunmaktadır.Bu müzeyi gezmenizi şiddetle tavsiye ederim.Burayı farklı kılan şey ise manastırın altındaki mağaralar.Bu mağaralı gezmek sizin için unutulmaz bir deneyim olacaktır.
6)St. Michael Altın Kubbeli Katedral
Kiev’in önemli dini yapılarından olan St. Michael Altın Kubbeli Katedral 1108-1113 yılları arasında kurulmuş. Mozaikleri ve freskleri ile dikkat çeken katedralin en tepesinde ise Başmelek Mikail’e adanmış bir anıt var.Zamanla çevresine Barok stilinde binaların inşa edildiği manastır zaman zaman tadilatlar geçirmiş.Katedral, Kreşatik Caddesi’nin son bölümü olan Avrupa Meydanı tarafında. Buradan 10-15 dakikalık bir yürüyüş ile katedrale ulaşmak mümkün. Yol biraz bayır bilmekte fayda var.
Aşk Tüneli(The Tunnel of Love):
Aşk tüneli Kiev ve Lviv şehirleri arasında bulunan Rivne bölgesine bağlı Klevan isimli küçük bir yerleşim yerinde bulunmaktadır. Tek yönlü bir tren rayının etrafında, her iki yönde uzayıp giden ağaçların yukarıdan birleşmesiyle meydana gelen doğal bir tüneldir. Aşk Tüneli’nin uzunluğu 6 KM’dir. Tünel içindeki tren yolunun orman işletmesine ait amaçlarla günde 3 defa kullanıldığı söyleniyor. Her mevsimde birbirinden güzel farklı mevsim renkleriyle sizi karşılayacağı için her mevsimde gidilmesi gereken bir yer. Aşk Tüneli’nde yürürken çok çeşitli insanlar görmeniz mümkün. Yeni evlenen çiftler, düğün fotoğrafı çektirmeye gelenler, dans edenler, yalnız maceraseverler, aileler ya da arkadaş grupları ile dolu.Kiev veya Lviv’den trenle Rivne’ye gelip buradan minibüslerle aşk tüneline ulaşabilirsiniz.

Lviv
Hürrem Sultan’ın Roxselena olarak doğduğu,Ukraynaca ‘’Lion’’ anlamına gelen aslan şehir Lviv,Unesco Dünya Mirası listesinde yer almaktadır.Ukrayna’nın ikinci büyük şehri ve kültür başkenti konumundadır.Nostaljik tramvayı,eski sokakları ve tarihi dokusuyla kesinlikle görülmeye değer bir şehirdir.
1)Pazar Meydanı (Rynok Square)
Meydan, Galiçya tahtında Prens I. Leo‘nun oturduğu 13. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiş. Hem Polonya hem de Ukrayna tarihi için önemli birçok olaya sahne olan alanı görülmeye değer kılan etkenlerin başında, hareketli atmosferi ve mimari açıdan kentin eski hali hakkında fikir veren, meydan çevresindeki binalar geliyor. Adonis, Neptün, Diana ve Amphitria‘yı tasvir eden heykellerle süslü meydandaki gezintinize Latin Katedrali‘nden başlayabilirsiniz. Ardından Bandinelli, Sobieski ve Lubomirski saraylarını ziyaret edebilirsiniz.
2)Belediye Binası ve Ratusha Kulesi
Tarihi boyunca yangın felaketleri nedeniyle defalarca yeniden yapılmak zorunda kalan Lviv Belediye Binası, ilk olarak 1357 yılında tamamen ahşap malzeme kullanılarak inşa edilmiş. Daha yeni sayılabilecek batı bölümünün yapım süreci ise 1491-1504 yılları arasında tamamlanmış. Ukrayna’nın en yüksek belediye binası unvanının sahibi yapının bünyesinde yer alan ve Mimar A. Bemer’in imzasını taşıyan Ratusha Kulesi, 65 metrelik yüksekliği ile konuklarına inanılmaz güzellikte kent manzarası sunuyor. Tabii bu manzarayı izleyebilmek için öncelikle 350 ahşap merdiveni çıkmak gerekiyor.
3)Opera Binası
Burası ülkenin en büyük opera binasıdır.1.100 kişilik kapasitesi vardır. Rönesans ve Barok stillerinin başarıyla harmanlandığı mimarisiyle göz alıcı bir görünüm ortaya koyan yapı, Poltva Nehri’nin kıyısındaki bataklık alanın kurutulması sonucunda 1897-1900 yılları arasında inşa edilmiştir.İç dekorasyonu da en az dış kısmındaki mimari ayrıntılar kadar çekicidir.
4)Potocki Sarayı (Potocki Palace)
Günümüzde Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın hizmetindeki Potocki Sarayı, 1880’li yıllarda Başbakan Alfred Józef Potocki için ikametgâh olarak inşa edilmiş.Yapımında hiçbir masraftan kaçınılmayan sarayın tasarım aşamasında Fransız Mimar Louis Dauvergne, ‘’Hotel particulier’’ yapı biçimini birebir kopyalamayı tercih etmiş. Bu sayede Barok yapı, yukarıdan bakıldığında “H” şeklinde görünüme sahip olmuş.Sarayı Lviv gezilecek yerler listelerinize eklemenizi tavsiye etmemdeki bir diğer nedense, Lviv Resim Galerisi‘ne bağlı Avrupa Sanat Müzesi‘nin burada faaliyet gösteriyor olması.

5)Eczane Müzesi
Müze, askeri eczacı Wilhelm Natorp tarafından 1735’te kurulan ilaç dükkânında faaliyetlerini sürdürüyor. Bir yandan modern ilaçların satışı devam ederken, diğer tarafta eskiden kullanılan eşyaların sergileniyor olması müzeyi bir hayli ilginç hale getiriyor.İşletmenin müze haline getirilen giriş bölümünü gezerken ilk gaz yağı lambası modellerinden birini ve tıbbi tedavi tanrısı Aesculapius ve kızı Hygeia’yı tasvir eden figürlerle bezeli ilaç ölçeğini görebilirsiniz.Bu odada ayrıca “Demir Şarabı” isimli içeceği de hediyelik eşya olarak satın alabilirsiniz. Eskiden satılacak malzemenin depolandığı bir sonraki alanda ise ilaç yapımında kullanılan ekipmanlar yer alıyor.
6)Dominikan Katedrali ve Manastırı
Pazar Meydanı’na yakın konumdaki Dominikan Katedrali ve Manastırı, Ukrayna Prensi Lev Danylovych’in eşi Macaristan Prensesi Constance’ın isteği doğrultusunda 13. yüzyılda kurulmuş.Kilise bölümü birkaç defa yangın nedeniyle kullanılamayacak duruma gelen yapı, günümüzdeki görünümünü 1749-1761 yılları arasında gerçekleştirilen yeniden inşa süreci sonunda elde etmiş.Geç Barok mimariye özgü birçok ayrıntıyı görme fırsatı bulacağınız katedralden çıktıktan sonra doğusundaki meydana gidecek olursanız, 16. yüzyılda Ukrayna’ya matbaanın gelmesini sağlayan Keşiş Federov’un heykelini görebilirsiniz.
7)Virmenska Caddesi
Sokağın tarih sahnesine çıkışı, 13. yüzyılın ortalarına denk geliyor. Bu dönemde ana vatanlarından Moğol istilası nedeniyle ayrılmak zorunda kalan Ermeniler’in bir bölümü, şehir duvarlarının kuzeyinde kalan bölgeye yerleşmiş. Halk arasında “Ermeni Sokağı” ismiyle de anılan Virmenska, kültürel dokusunu günümüzde de sürdürüyor. Sosyal açıdan canlı yapıya sahip sokakta sanat galerileri ve el işi ürünler satan dükkânlar yan yana sıralanıyor.Renkli evlerle çevrili yol üzerindeki sanat galerileri arasından Dzyga ve Green Sofa zengin içerikleriyle öne çıkıyor. Hatta Dzyga’da sergilerin dışında caz konserleri de düzenleniyor.
8)Kayıp Oyuncaklar Müzesi (Yard of Lost Toys):
High Castle’dan aşağı inildiğinde yolun sağ tarafında kalan Kayıp Oyuncaklar Müzesi‘nin kuruluş öyküsü, Vasily Petrovich’in oturduğu apartmanın yakınında 2 oyuncak bulmasıyla başlamış.Bulduğu eşyaları sahipleri gelip alsın diye apartmanın ortak bahçesindeki bir sundurmanın altına koyan Petrovich, zamanla koleksiyonunu genişletmiş ve gayriresmi olmasına rağmen bir hayli ilgi gören bir mekân yaratmış.20 yıldan fazla süre içerisinde yüzlerce oyuncağa ev sahipliği yapmaya başlayan bahçede peluş oyuncaklar, bebekler, müzik aletleri, figürler ve bisikletler bulunuyor.Tüm bu eşyalar rastgele yerleştirilmek yerine belirli bir temaya göre gruplandırılmış. Yeni oyuncakların eklenmesi ve eskilerinin sahipleri tarafından geri alınması nedeniyle bahçedeki koleksiyon devamlı değişiyor. Bu nedenle ilk gittiğinizde gördüğünüz bir eşyayı sonraki ziyaretinizde yerinde bulamazsanız sakın şaşırmayın.
9)Lviv Çikolata Fabrikası (Lviv Chocolate Factory)
Orta Çağ’dan itibaren Lviv, lezzetli şekerlemeleri ile ününe ün katmış. 19. yüzyılda tüm Avrupa’yı lezzetli atıştırmalıklarla kendine bağlayan kentte faaliyet gösteren tarihi Lviv Çikolata Fabrikası, tatlı denildiğinde ilk akla gelen yerlerden biri konumunda.Çikolataya dair eğitimlerin de verildiği fabrikada, çikolata tutkunlarına tamamı el yapımı 39 farklı ürün sunuluyor.Fabrikanın ilk katında imalat bölümü yer alıyor. Buradaki cama yaklaşırsanız, el yapımı çikolataların deneyimli ustalar tarafından nasıl hazırlandığını görebilirsiniz.Sonraki iki katta, imalathanede hazırlanan ürünlerin açık ve ambalajlı halde satışları yapılıyor. Genelde ziyaretçiler birinci katta alışveriş yapmayı tercih ediyor ve bu durum zaman zaman uzun kuyrukların oluşmasına neden oluyor.Eğer böyle bir durumla karşılaşırsanız, özellikle ilk defa fabrikaya gelenlerin bilmedikleri ikinci kata çıkıp alışverişinizi daha az zaman harcayarak tamamlayabilirsiniz. İşletmenin son katında ise kahve içebileceğiniz bir bölüm bulunuyor.Burada sütlü,bitter,çilekli ve beyaz çikolatalı çeşitleriyle sunulan sıcak çikolatayı denemenizi tavsiye ederim.

10) Coffee Mining Manufacture ( Kahve Madeni )
Eski Kent’in kalbinde yer alan dükkânda, kökenleri Lviv’in Avusturya-Macaristan İmparatorluğu yönetimi altında olduğu dönemde atılan kahve kültürü hakkında konuklara detaylı bilgi verilmesi amaçlanıyor.Tabii konu hakkına bilgi edinirken zengin menüden damak tadınıza uygun bir seçim yapıp tazelenme imkânı da bulabilirsiniz.Yıl içerisinde düzenlenen eğitimlere katılıp sertifikalı bir kahve uzmanı haline gelebileceğiniz dükkânın ilk katında tıpkı Çikolata Fabrikası’nda olduğu gibi imalat bölümü buluyor.İmalathaneyi geçtikten sonra ise hediyelik eşya ve kahve satışının yapıldığı alana ulaşabilirsiniz. Dilerseniz burada oturup kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Ama ben size bir kat aşağıda gerçekleştirilen şovları izleyerek kahve keyfi yapmanızı tavsiye ediyorum.
11)Masoch Cafe
Lviv’in tartışmasız yazar Leopold von Sacher- Masoch’un anısına yapılmış en ilginç ve en ünlü kafesi. Masoch , acıdan zevk alma üzerine kurulu Mazoşizmin felsefesinin isim babası oluyor, yani isimden de anlayacağınız gibi kafede gerçekten ilginç şeyler oluyor. Lviv meydanına çok yakın, çok kısa bir yürüme mesafesinden sonra Serbska sokağının tam ortasındaki bu ilginç kafeye gidebiliyorsunuz.İçerisinde sipariş verebileceğiniz bu kafede ilginç olan birşey var, müşterilere işkence yapılıyor. Evet evet yanlış duymadınız, bu kafeye girip sipariş verdiğinizde yanında sopa da yiyorsunuz. Bu harika yerde eğlence ön planda, tamamen eğlenmek için yapılmış.
İçeride eğer arkadaş grubunuzla gittiyseniz çok eğleneceğinizi garanti ediyorum, sakın kasılmayın rahat olun. Yatak şeklinde kanepeler, karşısında televizyon, televizyonda ise erotik film oynatıyorlar. Yemekleri öyle aman aman lezzetli olmasa da idare eder. İçki almıyorsanız tatlılarından veya kahvelerinden tadabilirsiniz. İçeriye girdiğinizde, konsept kıyafet giymiş genellikle kadın garsonları görüyorsunuz, deri kıyafetler giyip ellerinde kırbaç taşıyorlar. Yemek sipariş ettikten sonra bir de yanına kırbaç yemek ister misiniz? Diye soruyorlar bazen de siz kırbaç ısmarlıyorsunuz.Zorunlu olmadığını belirteyim kimse gelip size zorla kırbaç vurmuyor. Erkekseniz üstünüzü çıkarıyorsunuz ve garson kız sizi kırbaçlamaya başlıyor.Kırbacın şiddeti ve ne kadar süre vuracağı tamamen garsona kalmış. Eğer kırbaç darbelerine dayanırsanız karşılığında alkış alıyorsunuz ve onurlu bir şekilde işkenceden çıkmış oluyorsunuz eğer dayanamazsanız pes ettiğinizi söylüyorsunuz ve işkencede çözülenler listesine adınızı utançla yazdırıyorsunuz.
12)House Of Legends (Efsaneler Evi)
Bu kafede her şey ufak; masalar, sandalyeler ve garsonlar dahil. Hatta duvardaki aynaya baktığınızda siz de ufacık bir cücesiniz. Bina Lviv’de geçmiş zamanlarda yaşayan Baca Temizleyici ve ailesinin evi olarak kayıtlara geçmiş. Kafe birbirinden ilginç Lviv masallarına ait temalar ile süslenmiş. Çatısında bir de uçan araba bulunmakta.
